
Deneyimli gazeteciler, tecrübelerini paylaştı
Kastamonu Üniversitesi İletişim ve Edebiyat Topluluğu, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda “İletişim Günleri” etkinliği düzenlendi....
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr Muharrem Çetin, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldığı etkinlik büyük ilgi gördü.
Mesleğin güzel yanlarından ve zor
yanlarından bahseden gazeteciler, gazeteci adaylarına kendilerini
geliştirmelerini ve asla pes etmemelerini belirtti. Gazeteci Meltem Yarıcı, öğrencilerin
motivasyon kaybı yaşamaması gerektiğini ifade ederek; “Gerek özgürlüğü olsun,
gerek yaptığımız işin karşılığı olsun. Bu konularda gerçekten olumsuz şeyler
duyuyoruz. Ama bu düşünceler hiçbir zaman motivasyonunuzu düşürmesin.
Gazetecilik dünyanın en güzel mesleklerinden biri” dedi.
Yarıcı'nın yanı sıra İletişim Fakültesi
mezunları hakkında konuşan Celal Çamur ise şu ifadeleri; “Alaylı olarak ok
kadar çok gazeteci var ki, bir çok büyük gazeteci iletişim fakültesi mezunu
değil. Ama bu mesleğin erbabı olmuş durumdalar. Tabi ki de bu fakültelerden
mezun olmuş kişilerin gazeteci olması etik açısından daha doğru diyebiliriz” dedi.
Fotoğrafçılık alanında güzel sözler
söyleyerek öğrencilerin takdirini kazanan Foto muhabir Derya Yetim de; “‘En iyi
makine en iyi fotoğrafı çekseydi, En iyi daktiloya sahip olanlar da en iyi
romanı yazardı’” ifadelerini belirtti.
YARICI; “HİÇ PARA ALMADAN ÇALIŞTIM”
Mesleğin zorlukları hakkında
değerlendirmelerde bulunan Meltem Yarıcı, şu ifadeleri; “Gazetecilikle ilgili
son dönemlerde olumsuz yorumlar yapılıyor. Bu yapılan yorumlardan dolayı çok
üzüldüğüm zamanlar oldu. Gerek özgürlüğü olsun, gerek yaptığımız işin karşılığı
olsun. Bu konularda gerçekten olumsuz şeyler duyuyoruz. Ama bu düşünceler
hiçbir zaman motivasyonunuzu düşürmesin. Gazetecilik dünyanın en güzel
mesleklerinden biri. Hakikaten herkesten bir sıfır öne geçiyorsunuz. İletişim
Fakültesi’nde okuduğunuz için çok şanslısınız. Mesleğin zorlukları olabilir,
meslek eleştiriye açık olabilir ama bu işi severek yaparsanız hiçbir şekilde bu
zorlukları görmezsiniz” dedi.
Basın Özgürlüğü hakkında konuşan Meltem
Yarıcı, şu ifadelere yer verdi; “Belli bir zaman sonra her şeye haber gözüyle
bakmaya başlıyorsunuz .Kendinizi bir akışını içerisinde buluyorsunuz. Biz şu an
çok fazla basın özgürlüğünden bahsedemiyoruz. Bu benim kendi eleştirim.
Maalesef ki her kurumun kendi bakış açısı oluştu maalesef. Mesela bir kanala baktığınızda
aynı olay farklı, diğerinde bambaşka verilebiliyor. Basının içerisine biraz
siyaset karışmış olabilir. Eskisi kadar özgür müyüz? bilemiyorum. Bu tartışılır
bir konu. Çok net bir şey söyleyemeyeceğim. Ben Cumhurbaşkanlığı muhabiriyim,
Cumhurbaşkanlığı ne derse onu ekrana taşıyorum. Dolayısıyla özgürlük konusunda
bir sıkıntı yaşamadım. Sizin de belki yaşayacağınız zorluk bu nokta olabilir.
Ama bu zorluklar da aşılmaz değildir. Haber dilinde her zaman bir orta yol
bulunabilir. Haber yazarken illa bir tarafı eşleştirmek zorunda değilsiniz. Bu
güzel olmamışı da söylemenin tonlarca yolu var.”
ÇAMUR; “İLETİŞİM FAKÜLTESİ MEZUNU BİR HAYLİ
FAZLA”
NTV Muhabiri Celal Çamur ise medya
hakkında değerlendirmede bulunarak şu ifadeleri kullandı; “Gazeteciliğe zor
zamanların mesleği dedik. Zor zamanların mesleğinin olmasının nedeni,
insanların olumsuz durumlarda kaçtığı, gitmediği, orda olmaktan kaçındığı
mekanlarda bir gazeteci olarak mutlaka ordasınızdır. Çünkü orda olup biteni
diğer insanlara haber vermek zorundasınızdır. Bunun haberini herkese ulaştırmak
zorundasınızdır. Yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak medyayı
görürüz. Medyanın dördüncü güç olarak görülmesinin nedeni ise, insanlara
göremediklerini, duyamadıklarını anlatmasıdır. Medya insanın hayatının
içerisinde olarak insanların hayatında bir parça haline gelmiştir. Medya bize
bütün olup biteni anlatmaya çalışır. Dolayısıyla bu denge denetleme
meselesinden dolayı medya dördüncü kuvvettir.''
Gençlere kendilerini geliştirmesini
söyleyen Muhabir Çamur; “Hepimiz aslında gazeteciyiz. Bu mesleği profesyonel
olarak yapmasak bile bir şekilde birbirimize bir şekilde haberler veriyoruz.
Bir yerlerden bir yerlere bir haber, bilgi taşıyorsak hepimiz gazeteceyizdir
ama, bu işi profesyonel olarak yapmak için gazetecilik bölümünden mezun olmak
gerekmez. Çünkü iş sahada öğrenilmelidir. Gazetecinin mutlaka bir alanı olması
gerekiyor. İletişim fakülteleri oldukça .çoğaldı. Her üniversitede bir iletişim
fakültesi var. Mezun da oldukça fazla. Piyasanın ihtiyacına baktığımız zaman,
bu kadar fazla mezun kolayca iş bulabilir mi? Akıllara bu sorular geliyor.
Sadece bu bölümden mezun olabilmek yetmiyor. İnsanın kendini geliştirmesi
lazım. Kolunuza birkaç tane daha altın bilezik takmanız şart. Hukuk, uluslar
arası ilişkiler, ekonomi gibi alanlarda mezunlaşmak bu mesleği yapabilmek için
kişinin önüne kolaylıklar çıkaracaktır. Gazeteciliğin yanına mutlaka ve mutlaka
bunları da eklemek gerekir ki, iş başvurusunda bulunurken CV’niz dolu olsun''
dedi.
YETİM; “KENDİNİZİ GELİŞTİRİN”
İhlas Haber Ajansında Cumhurbaşkanlığı
Muhabiri olarak çalışan Derya Yetim ise, tecrübelerini öğrencilerle paylaştı.
Yetim, şu ifadelere yer verdi; “Gazetecilik sebebiyle aşağı yukarı 60 ülkeye
gittim. 60 ülkede fotoğraf çektim, haber yaptım. Yurtdışına yüzden fazla
seyahatim oldu. Aklınıza gelmeyecek birçok ülkeye gittim. Oralarda çalıştım,
fotoğraf çektim, haber yaptım. Suriye, Irak, Afganistan gibi bölgelerde bulundum.
Dünyanın birçok ülkesinde liderleri takip ettim. Bunun tek bir sebebi var, ben
bir konuda çalışıyorum ve tecrübeli olduğum için görevlendiriliyorum. Yarın siz de bu meslek sayesinde belki
aklınızın ucuna gelmeyen yerlere gidip, mesleğinizi icra edeceksiniz. Şimdiden
bunun hayalini kurabilir, bunun için hazırlıklar yapmaya başlayabilirsiniz.
Gerçekten bizim için muhteşem tecrübeler oluyor.''
Yaşadığı zorlukları anlatan foto muhabiri
Yetim, gençlerin kendilerini geliştirmesini isteyerek, “Yeri geldi kendimi
savaşın ortasında buldum, yeri geldi mecliste olan bir kavgada. Bazen bir
fotoğraf size tüm haberi açıklar. Haberi yazmaya gerek bile duymazsınız. Çok
zorluklar yaşadım, kazalar geçirdim fakat ben bu işi seviyorum. Yaşadığım onca
şeyi görmezden geldim. Kendinizi geliştirin ve karşımıza donanımlı gençler
olarak gelin. Sizden en büyük isteğim
bu. Dil öğrenin, fotoğraf çekin ve mutlaka ve mutlaka işinizi öğrenin. Bunları
yaparsanız devamı kendiliğinden gelecektir. Son olarak da şunun farkına varın;
‘En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, En iyi daktiloya sahip olanlar da en
iyi romanı yazardı'' dedi.
Etkinlik son olarak Dekan Prof. Dr.
Muharrem Çetin’in Gazetecilere hediye takdim etmesiyle sona erdi. (Soner Demir)
Kaynak:
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.