
"Kaşıkla verdiniz, kepçeyle alıyorsunuz"
Birleşik Kamu-İş Sendikası Kastamonu İl Temsilciliği tarafından Cumhuriyet Meydanı'nda memur maaş artışı ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı....

Kastamonu İl Temsilcisi Ahmet Tevfik Bal, yaptığı
açıklamada; "Torba yasadaki seyyanen artıştan emekli kamu emekçilerinin
yok sayılması eşitlik ilkesi gereği adaletsizliktir. Birleşik Kamu-İş olarak
haksızlıklar ve itibar sarsıcı bu uygulamalar karşısında susmayacağız,
emekçilerimizin sesi olaya devam edeceğiz" dedi. Akabinde bordrolar
protesto gereği yakılarak tepki gösterildi.
"EMEKÇİLER İKİ
KEZ MAĞDUR EDİLMİŞTİR"
Birleşik Kamu-İş Sendikası Kastamonu İl Temsilcisi Ahmet Tevfik Bal, kamu emekçisinin daha da yoksullaştığına vurgu yaparak şunları söyledi; "Bugün maaşlarımızı aldık ve gördük ki kamu emekçisi daha da yoksullaşmıştır. Kamu emekçileri enflasyona ezdirilmiş, her zaman olduğu gibi açlık ve sefalete mahkum edilmiştir. Milyonlarca kamu emekçisi, emeklisi ve ailelerini sevindirecek yüzdelik ve seyyanen zamlar istemiyor, her dönem yaşadığımız kayıpların giderilmesini ve en düşük memur maaşının en az 32 bin TL’ye çıkarılmasını istiyoruz. Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren ücret ve maaş artışları gerçek enflasyona göre değil çarpıtılmış TÜİK enflasyonuna göre belirlenmiş ve emekçiler iki kez mağdur edilmiştir. Ülkemizde yaşam koşulları ağırlaşmış zam artışları mutfakları kavurmuştur. Temel giderlerimize elektriğe, suya, benzine, motorine, gıda maddelerine, ulaşıma fahiş oranlarda zam yapılmaktadır. Türk Lirası, dolar ve euro karşısında erimekte, günden güne yurttaşların alım gücü düşmektedir."
"BU İKİ YÜZLÜ
ALDATMACAYA SON VERİN"
Açıklamasında verilere yer veren Bal devamında şunları
kaydetti; "TÜİK, Haziran ayı enflasyon verilerini aylık yüzde 3,92, altı
aylık yüzde 19,77 ve yıllık olarak yüzde 38,21 olarak açıklamıştır. 6 aylık
enflasyon rakamının belli olmasından sonra kanuni düzenleme ile yapılan
seyyanen artış dışında memurlara, sözleşmeli personele ve emeklilere verilecek
zam oranı yüzde 17,55 olarak açıklanmıştır. Ancak TBMM Plan ve Bütçe
Komisyonu’nda Memur, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine de yüzde 25 zam verilmesi
kabul edilmiştir. Birleşik Kamu-İş araştırma merkezi KAMU-AR’ın Haziran
enflasyonu yılın ilk yarısında yüzde 33, son bir yılda ise yüzde 80,5 oranında
artış yaşanmıştı. Haziran ayı araştırmamıza göre 4 kişilik bir aile için
yoksulluk sınırı 32 bin liraya, açlık sınırı ise 12 bin liraya dayanmıştır.
Dalga dalga yayılan zamlar ve kat be kat artan vergiler gerçekçi enflasyon
oranında yapılmaktadır. Ancak maaş zamlarına gelince TÜİK verileri dikkate
alınmaktadır. Bu iki yüzlü aldatmacaya son verin!"
"KDV ARTIŞI
VERİLEN ZAMLARIN DAHA CEBE GİRMEDEN ALINMASIDIR"
Yapılan KDV artışının, verilen zamların daha alınmadan geri
alındığı anlamına geldiğini dile getiren Bal;
"Ülkemizdeki vergi kültürü ve vergi yükü AKP iktidarıyla emekçiler
için zulme dönüştü. Mal ve hizmetlere uygulanan yüzde 18’lik KDV oranı yüzde
20’ye, yüzde 8’lik KDV oranı ise yüzde 10’a yükseltildi. Ülkedeki ağır
vergilere ek vergi yükü tamamen emekçilerin sırtına yıkılmıştır. İktidar bütçe
açığını kapatmak için KDV artışına gitmiştir. Ücretli emekçiler zenginlikten en
az payı alırken en çok vergiyi ödemektedirler. Yapılan KDV artışı verilen
zamların daha cebe girmeden alınmasıdır. Emekçiler, ağır zamlar ve vergiler
altında ezilirken patronlara, sermayeye vergi istisnaları yapılmaktadır.
İnsanların satın alma gücü artmazken, tam tersine düşmesine neden olmaktadır.
Yurttaşlar ekonomik çöküş yaşamaktadır. Bilindiği gibi 2023’ün ilk 6 ayında
yüzde 11,77’lik enflasyon farkı ve 2021 yılı toplu sözleşmeden gelen yüzde
6’lık artış (kümülafit yüzde 17,55) üzerine seyyanen yapılan 8 bin 77 TL’lik
zammın emekçilerin beklentisini karşılamadığını bir kez daha belirtiyoruz. AKP
iktidarı ekonomik krizin yükünü tamamen emekçilerin sırtına yıkan, gelir
adaletsizliğini derinleştiren, açlığı ve yoksulluğu artıran politikalara
yönelmiştir. Maaşla çalışanlar ağır vergiler ve enflasyon altında ezilmekte
sözde maaş artışları şimdiden yok olmuştur. Buradan hükümete sesleniyoruz:
Haklı ve meşru taleplerimizi duymazdan gelmeyin. AKP iktidarı sermayenin sesine
değil, yoksulluk ve açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiş,
emekçilerin sesine kulak vermelidir. Her zaman yaptığı gibi kurnazca rakamlar
üzerinde oynayarak, hayali bir yaşamın resmini çizmekten vazgeçmelidir!
Emekliliğe yansımayan, adaletsizliği artıran, verilen sözleri tam olarak
karşılamayan seyyanen ve yüzdelik oranlar kabul edilemez" dedi.
"MAAŞ ARTIŞLARI
SONRASINDA KESİLEN ORANLAR YENİDEN DÜZENLENMELİ"
Bal son olarak; "22 bin TL’lik en düşük dereceli memur
maaşı içinde, 11 bin 128 TL’lik kısım emekli maaşı hesabına dahil
edilmemektedir. Bundan sonra bu seyyanen rakam, maktu rakam olarak belirlenecek
ve daha sonraki hiçbir artışa bu rakam baz teşkil etmeyecek olması iktidarın
kurnazlığıdır. Enflasyon farkı, ortaya çıktığı ay itibarıyla ödenmelidir. Adeta
bir soygun mekanizması gibi işleyen vergi diliminde maaş artışları sonrasında
kesilen oranlar yeniden düzenlenmelidir. Torba yasadaki seyyanen artıştan
emekli kamu emekçilerinin yok sayılması eşitlik ilkesi gereği adaletsizliktir.
Birleşik Kamu-iş olarak haksızlıklar ve itibar sarsıcı bu uygulamalar
karşısında susmayacağız, emekçilerimizin sesi olaya devam edeceğiz" diye
konuştu.
Kaynak:
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.